
Gömürgen köyünden Hacı Yusuf ailesi her yıl yaylaya göçerlermiş. O yıl da yaylaya çıkmışlar. Hacı Yusuf’un küçük bir çocuğu vardır. Hacı Yusuf’un karısı çamaşır yıkamak için testi ile su almaya gider. Ortalıkta yoğun bir sis çökmeye başlar. Çocuk, annesinin uzaklaştığını görünce peşi sıra gitmek ister ve kaybolur. Çocuğu sabaha kadar aramışlar. Sabah gün ağarırken çocuğun cesedini bulmuşlar. Annesi orada şu ağıdı yakar:
Koyunu kuzuya kattım
Tokucu yazıya attım
Ya ne deyim a bebeğim
Bir desticik suya sattım
Fadime ağlar, Ömer ağlar
Gene dumanlandı dağlar
Durmam bebeğim giderim
Halil ellerimi bağlar
Kilimimin nakışına
Bak düşmanın bakışına
Varmadın mı gül kaynım
Gökkuyu’nun yokuşuna
Göçü kışlaya dizerim
Geri gelir de gezerim
Eğer bebek bulunmazsa
Gayri umudumu keserim

