
Alemdar kasabasında esnaf olan Hacı Bekir’in oğlu Hüseyin, gençlik yıllarında yokluktan dolayı çok sıkıntılı günler geçirmektedir. Bu sıkıntılı günlerin üstüne bir de anası hastalanınca iyice yıkılır, annesini hastaneye götürür. Doktor, Hatice’nin kanser olduğunu söyler ve Kayseri’ye gönderir. Kayseri’deki doktorlar bir süre tedavi ettikleri Hatice’den ümidi keserler ve onu evine yollarlar. Evine getirilen Hatice kısa bir süre sonra vefat eder. Hüseyin annesinin ölmesine çok üzülür. Aradan iki üç ay gibi bir süre geçtikten sonra Hüseyin’in babası Hacı Bekir evlenmeye karar verir. Babasının evlenmesini istemeyen Hüseyin şu ağıdı yakar:
Hastalanmış benim anam
Bulunmaz derdine derman
Elden gelen bir şey değil
Yüksek yerden geldi ferman
Elbistan’da film çekmiş
Doktor incelemiş gitmiş
Senin derdin ganser demiş
Gayseri’ye haval etmiş
Koca eve sığmaz oldu
Bilmiyom ki bana n’oldu
Daha anam gelir diye
İki gözüm yolda kaldı
Ne içiyor ne de yiyor
Ağlaman iyiyim diyor
Osman’ını çok özlemiş
Haber salın gelsin diyor
Dünyada gülmedi yüzüm
Ben böyle bahtı garayım
Öksüz galan eve gelmez
Osman’ı ben nerde arayım
Gel anam yanıma otur
Sana derdimi söyleyim
Bir tarafım gırık taman
Dünya malını neyleyim
Şaşık senin oğlun şaşık
Üç ay oldu şuuru düşük
Yernik giden gelin anam
Sallatmadım sana beşik
Ahret hazırlığın görmüş
Ellerine yakmış gına
İki gızın deli oldu
Biri dilber biri döne
Yapılır mı felek bize
Bilmiyom ki gatsın niye
İnce dertlere düşmüşsün
Hüseyin’im diye diye
Üç ay yataklarda yattım
Kalmadı takatim gücüm
Senin iki sebebin var
Biri benim biri bacın
Bunlar kaynanasız olmaz
Gelinlerin yeriniyor
Eller de anam dedikçe
Ciğerlerim deliniyor
Yokluğu varlığı gördüm
Hakkın divanına vardın
Ne mutlu ki anam sana
Beytullaha yüzün sürdün
Felek güldürmedi beni
Ne çileler var başımda
Çektiklerim yetmiyormuş
Öksüz galdım genç yaşımda
Hatun benim anam hatun
Eller eder senin methin
Sen borcunu ödedin ya
Babam galdı küllü yetim
Benim dilerim çürüsün
Öldü diyemiyom sana
Babam evlenici ama
Doğurmayan olmaz ana

