
Almanya’da çalışan Hotazlı, ailesini yanına aldıramadığı için çok üzülmekte; karısını ve çocuklarını çok özlemektedir. Gurbet hasretiyle kor ateşte yanan Hotazlı, bir gün dertlenir ve bu ağıdı yakar:
Yavaş yavaş gider; erken varırsan
Bizim kapıları çal seher yeli
Uzanıp da mektubumu alınca
Ağlayanın gözünü sil, seher yeli
Seher yeli bizim ele varırsan
Öp yavrularımın iki gözünü
Sümbüllü köye yolun düşerse
Yopla kucağına al seher yeli
Seher yeli dinliyon mu sözümü
Öp yavrularımın iki gözünü
Var bizim bağlarda asma üzümü
Bir mendil de bana sal seher yeli
N’olur babamın da gör mezarını
Sorarsan söylerler sendeki hanı
Kıbleden tarafa dön de yönünü
Al şu Fatiha’yı ver seher yeli

