
Ömer MART, 1986 yılında Elbistan’ın bir köyüne ahırcı durur. Kendinin beyanına göre dokuz ay on iki gün hizmet ettiği bu süre içerisinde (evin hanımı Hatice tarafından) kendisine çay ve çökeleğin dışında bir yemek ikram edilmez. Her defasında: “Sizin çoban pilavıyla turşunda mı yok; anam bacım, çökelek yiye yiye midem altüst oldu!” dediyse de bir türlü menü değişmez. Bunca ısrarına karşılık sadece çökeleğin konulduğu kap değişmiştir. Kendinin garibanlığı ve dikkate alınmayışı karşısında atıyor elini kulağına, bakalım ne söylüyor:
Görmedim böyle neterek
Dert çekiyor ah çekerek
Eşki yoğurt kel çekölek
Öldürecek Hacce beni
Ufaladı oğuşturdu
Gitti kabın değiştirdi
Her gün tedim alıştırdı
Yıldıracak Hacce beni
Ahırcılık irezillik
Olmaz olsun böyle dirlik
Yapma anam zulümkarlık
Çıldırtacak Hacce beni
Ateş attı göyündürdü
Yemin etti inandırdı
İki gözüm boz indirdi
Kör edecek Hacce beni
(Anamoğlu) Ömer MART

