
-Amcası Ali’nin İmam’a yaktığı ağıt-
İmam hastanede yatar
Makineye bağlamışlar
Her sptt haber sorarım
İyi deyip eğlemişler
Çarşıda kime rastlasam
Hemen İmam’ı soruyor
Amcam şehidi unutmuş
Şimdi İmam’ın arıyor
Dört çocuğu bir de eşi
Gece gündüz yol bekledi
Doktorlar umut vermiyor
İmam derde dert ekledi
Akar gözlerimin yaşı
Yandı yüreğimin başı
Kıyma Rabbim n’olur buna
Daha genç İmam’ın yaşı
Eş dost toplanmış ağlıyor
Mehmet tabutu bağlıyor
Yine geldi kara haber
İmam yüreğim dağlıyor
Yolcum Maraş’tan geliyor
Kapıya kurmuşlar çadır
On dakika durup geçti
Bu kadar acelen nedir
Solmuş bahçedeki gülüm
Kırıldı tutmuyor kolum
Ben İmam’a öldü demem
Nasıl tutsun buna dilim
Ölüm peşimizde gezer
Hiç kimsenin aklı ermez
Yiğidim kapıya gelmiş
Neden içeriye girmez
Maraş’tan gelen yiğidim
Afşin’de veriyor mola
Böyle acı verme Rabbim
Yarattığın hiçbir kula
Aldım kalemi elime
Dizildi geldi dilime
Dokuz bacının kardeşi
Yandım zamansız ölüme
Zeynep aylarca ağladı
Gülnur karalar bağladı
Esma kardeş diye yanar
Benim yüreğim dağladı
Bahtımız zaten hep kara
Yüreğime açtı yara
Daha çocukları küçük
Yok mu, Rabbim buna çare
Karalı geçirdik yazı
İçerime düştü sızı
Mevlâ’m sabır ver amcama
On bir yılda üç dört kuzu
Karaymış alın yazısı
Arkada var dört kuzusu
Elli gün yolun bekledik
İçerden çıkmaz sızısı
N’oldu yiğit sana n’oldu
Bahçede çiçekler soldu
Dua edip bekler iken
Rabbim onu kendi aldı
Çok yalvardık, Yaradan’a
Vermedi ki onu bize
Yazdığımı göremiyom
Yaş doluyor iki göze
Amcamoğlu babayiğit
Muradına ermedi
Onur, okul kazanmış da
Onu bile göremedi
Tabutu açtılar baktım
Süzülüyor kara kaşı
N’eyleyim Allah’tan geldi
Sağ olsun amcamın başı
Yeter Ali bırak sözü
Yüreklere attın közü
Ayşe kızı çok ağlıyor
Kardeş yasa boğdun bizi

