
Kayseri’nin Sarız kasabasının Büyük Söbeçimen köyünde traktörle çift sürerken, Sarız’a mazot almaya giden İzzet, Sarız’a 5 km kala kaza yapar. Bayram Amca ile Irahma (Rahime) Teyze’nin gözlerinin nuru, çevresinde huyu ile ahlâkı ile çok sevilen İzzet, düğününe on beş gün kala traktörün altında can verir. Amcasının oğlu Ahmet, İzzet için şu ağıdı yakar:.
.
Söbeçimen’de çıktım yollar uzadı
Kader böyle imiş ağlama ana
Akşam saat dokuz, dağlar karardı
Kader böyle imiş ağlama ana
Ecel geldi direksiyonu çevirdi
Yumdu gözlerimi beni devirdi
Genç yaşımda nişanlımdan ayırdı
Kader böyle imiş ağlama ana
Nişanlıma söylen yola bakmasın
Düğünüm var diye duvak atmasın
Yaramı sarın da kanım akmasın
Kader böyle imiş ağlama ana
İnleye inleye verdim canımı
Elim tutmaz dindireyim kanımı
Ben kara toprağa verdim yanımı
Kader böyle imiş ağlama ana
Köyümde bir figan düştü yanıyor
Delindi her yanım yaram kanıyor
Kara toprak kızıl kanı emiyor
Kader böyle imiş ağlama ana
Düştüm yere ciğerlerim delindi
Kemiklerim vücudumda bölündü
Ermeden murada adım silindi
Kader böyle imiş ağlama ana
Issız dağ başında bir yiğit yatar
Yok mu da kimsesi kanları akar
Nişanlım her zaman yollara bakar
Kader böyle imiş ağlama ana
Haber geldi yine köyümüz yaslı
Garardı yollarım dumanlı, puslu
Azrail gelip de nefesi kesti
Kader böyle imiş ağlama anam
Evimizin önü iğde çalısı
Dört bacım var oldu gardaş delisi
İzzet’in dağlarda yatar ölüsü
Kader böyle imiş ağlama ana
Yas tutup da emmim, dayım ağlasın
Dört bacım var garaları bağlasın
Ben ölüyom emmim gızı n’eylesin
Kader böyle imiş ağlama ana
Günümüz kesildi bayrak kalacak
Konu komşu gelip, kına yakacak
Ecel bizim evimizi yıkacak
Kader böyle imiş ağlama ana
Sarı motur düşman oldu gözüme
Yara açtı ciğerime özüme
Dağ başında kimse bakmaz yüzüme
Kader böyle imiş ağlama ana
Sarız dağlarında hasta yatarım
Kanlı vücuduma toprak atarım
İçerim döküldü nasıl kalkarım
Kader böyle imiş ağlama ana
Ayşe ağlamasın boşu boşuna
Felek acımadı şu genç yaşıma
Babam beni attı dağlar başına
Kader böyle imiş ağlama ana
Düğün yapıp, muradıma ermeden
Kuşlar gibi dönüp yuva kurmadan
Ecel geldi şu Sarız’a varmadan
Kader böyle imiş ağlama ana
Ne kadar uzadı Sarız yolları
Köye selam söylen seher yelleri
Söyleyin İzzet’in kırık belleri
Kader böyle imiş ağlama ana
Nişanlım yollara bakılı kaldı
Duvağı başında takılı kaldı
Kınası taslarda yakılı kaldı
Kader böyle imiş ağlama ana

