
Mümtaz isimli bir genç, çok sevdiği iki arkadaşı ve bir Ermeni’nin ihanetine uğrayarak öldürülür. İşin içinde bir gönül meselesi vardır. Bu acı hadise üzerine Mümtaz’ın ailesi ve Bünyan halkı bu gence birçok ağıt yakar.
Mahlenizden doğru geçtim
Çeşmenizden bir su içtim
Yetiş Burhan gardaş yetiş
Kâfirin tuzağına düştüm
Mazerimi derin eylen
Su serpin de serin eylen
Ben gidiyom gelmem gayri
Şaziye’yi gelin eylen
Saat dokuza dayandı
Mintan al kana boyandı
Haceli elim tuttu
Necat belim büktü
Seladdin keser vurdu
Yetiş Burhan gardaş yetiş
Hasta benim oğlum hasta
Kara kâkül deste deste
Ne yatarsız Mitaz oğlan
Bütün Bünyan kara yasta
Şu dağlarda biter sarı çiçek
Kefenini kaputtan biçek
Kınamayın eller bizi
Biz Mitaz’dan nasıl geçek
Teneşir geldi dayandı
Taşlara al kanlara boyandı
Saime’nin feryadına
Mezardan Mitaz uyandı
Komşular size niynedim
Bizi gelip almadınız
Ana diye çok ağladım
Beni anama savmadınız
Elbisemi yeni giydim
Kızıl kana boyandı
Yaramı gören komşular
Yüreğiniz nasıl dayandı

