
Melek Boz Mehmet’in kızı, Murtazalardan Demirci Ahmet’in eşidir. Uzun belikli, güzel bir gelin olan Melek, ilk çocuğunu ölü doğurur. Doğum sonrası iyi bakılmadığı için hastalanır. Afşin’e doktora götürülür. Fakat kurtarılmayarak genç yaşında ölür. Afşin’den cenazesi getirilir. Bacısı Hatice ve gelinini çok seven kayınbabası Murtazaoğlu Ömeraşağıdaki ağıdı yakarlar.
Gel ağlıyak, bibim gızı
Dayımın beli büküldü
Dokuz aylık gelin bacım
Alı, yeşili döküldü
Şimdik gelir sefil babam
Yola yıkılı yıkıl
Teneşire çıkarttılar
Belik dökülü dökülü
Dokuz yıl toktur dolandım
Hasta olan ölmezimiş
Bacımı toktura saldık
İyi olup da gelmezimiş
Hele bacıma bacıma
Belik dökülür halçaya
El köyünde gala idim
Sahap olurdum bohçuya
Melek’in çehizi deste
On iki gün yattı hasta
Hayırlı olsun dememiş
Sandığı yapan usta
Sabahınan yer ışıdı
Derdim bir değil beşidi
Sabahın seher vaktinde
Uy güvel durnam üşüdü
Odası yıldız ışıklı
Sofrası gümüş gaşıklı
Melek evden nasıl çıksın
Koltuğa ala beşikli
Babamın nazlı gelini
Yandım delini delini
Götürün pazarda satın
Ucu pürçüklü kilimi
Babamın nazlı gelini
Uyudun bacım uyudun
Bana ağlama diyorlar
Onun ile çift büyüdüm
Ne hicaplı emmim gızı
Yoncada beni garşılar
Emmim bize babal attı
Buna ne diyek komşular
Yok mu idi baba evi
Issız odaya attılar
Bir bürüğün vermediler
Hepini bohça ettiler
Emmimiz evine girdik
Yuduk çıktık elimizi
Beş ay oldu ben geleli
Bacım döktün dalımızı
Toktur toktur dolandırdım
Senin bacın ölmezimiş
Bacım niderdin bebeği
Bebek bize gelmezimiş
Üstüne de garlar yağmış
Gader anam gızı gader
Anasızlığın yüzünden
Ellere mudara eder
Bunların kimsesi yok da
Boş yuvaya çevirdiler
Yusuf’un yok bir bebeği
Kül oldular savruldular
KAYINBABASI
Gurban ağ gelinim gurban
Geldin ki geri getmeye
Yemin mi edeyim eller
Bir daha düğün etmeye
Sabah oldu el uyandı
Cip geldi dama dayandı
Arlanman mı ağ gelinim
Çarşıda beşik boyandı
Üce kaldırın salını
Getsin görünü görünü
Eğer buna, kim derlerse
Omar Ağa’nın gelini

