
Murtazalardan Boz Mehmet’in hanımı olan Sultan ÖZBERK, Arıtaş’ta “ince ağrı” denilen verem hastalığına yakalanır. Ölmeden önce kendisine ağıt yakar. Annesini ölüm döşeğinde hem ağlayıp hem söylediğini gören kızı Hatice dayanamaz, o da annesine ağıt yakar. Hayatın garip bir cilvesi, kızı Hatice’de daha sonra aynı kaderi paylaşacaktır. -Kendi kendine ağıt yakma geleneği, bizim Orta –Asya’dan devraldığımız bir kültür ögesidir.
Adım batsın, adım Haççe
Kayalarda olur “totça”
At salıp da getirmemiş
İki gözü kör olaçça
Anam bir çift çorap örmüş
Varsın gızım giysin diye
Elden evvel göç yükletmiş
Haççe kızım ölsün diye
Haççe kızım çorap örmüş
Gelin anam giysin diye
El göçmeden kendi göçmüş
Varsın anam ölsün diye
Daha Şevket oğlum uşşak
Beline çalmayık fişek
Bir çift oda yaptırdım da
İçine sermedim döşek
Odasında yanar ışık
Şavkısı pınara düşük
Gurban ollum gelin anam
Tadeşlerin sallar beşik
Dezelerim dezelerim
Ağ ciğerim oldu yara
Eller Gaman’a göçtü de
Ben salınan geldim bura
Gocaş’ın da gara yılanı
Gelir dolanı dolanı
Genç yaşımda bir dert oldu
Bana diyollar veremi
Dezelerim dezelerim
Sızılıyor azalarım
Genç yaşımda bir dert oldu
Ufak galdı guzularım
Bir çift öküz dolanıyor
Gene gönlüm bulanıyor
Mecnun olmuş anam oğlu
“Dil” elinde dolanıyor
Çatak’ta koyun meliyor
Melek güççük berk ağlıyor
Ağlasana gızım Melek
Ceketin güve yalıyor
Deve gelir düzüm düzüm
Ağla kör olaçça gözüm
At salında da o gelsin
Bozkoyun’da Haççe gızım
Yusup ağlar, Melek ağlar
Bu yıl gışlı getti dağlar
Beş gızından sevgili idim
Emmim salacımı bağlar
Dezelerim gelsin dizin
Ağzımdan akıyor irin
Gızınız gelin olurken
Atına atarım kilim
Beni Haççe anam yusun
Cuma de lahtime kosun
Soysuzmuş Mustafa Gardeş
Çağırın yanıma gelsin

