
Naciye, Tor Hamza’nın hanımıdır. Dört oğlan, iki kız anasıdır. Ana ki ne ana bütün analar gibi, o da ömrünü çocukları çin harcayan, onlara saçını süpürge eden bir ana. Ama bir çok insan gibi onuda yavrularından eşinden, sevdiklerinden erken koparacak bir hastalığı var idi. Böbreklerinden rahatsızdır. Kocası Tor Hamza’nın; eşini Afşin’de, Elbistan’da götürmediği doktor kalmaz. Ama bir çare bulunamaz sonunda Kahramanmaraş’a götürür. Naciye Hanım bu arada iğnelerle, serumlarla haplarda zor ayakta durmaktadır. Gün geçtikçe zayıflamakta, iğneden ipliğe dönmektedir. Yapılan bütün çabalara rağmen artık ayrılık zamanı gelmiştir.
Naciye Hanım sonunda hayata gözlerini yumar. İşte bu ağıdı, kocası Tor Hamza eşine duyduğu yoğun sevgiyi ifade etmek üzere hastanede yakmıştır.
Beşinci kattan kaldırdılar
Baştabibe bildirdiler
Nazlı eşim can veriyor
Yoğun bakıma indirdiler
Oturdum cesedi başına
Baktım altın dişlerine
Acımadın mı kadir Mevlâ’m
Arada kalan kuzusuna
Amanın sana n’oldu
Açılan güllerim soldu
Gelen yok haber alasın
Guzular aman göresim geldi

