
Raziye’nin iki oğlu beş sene arayla geçirdikleri trafik kazalarında hayatlarınımı kaybederler. Birinci oğlu Musa, İskenderun’a mazot almaya giden arkadaşına eşlik ederken dönüşte Maraş-Narlı yolu üzerinde trafik kazası sonucu ölür. İkinci oğlu Menderes ise Afşin’de bir ticari taksiyle çalışmakta olduğu Çoğulhan’daki TKİ’ye giderken geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeder. Oğullarının ölümü üzerine çok üzülen raziye (Iraz) bu ağıdı yakmıştır:
Getti ki gelirim deyi
Ben yolu bilirim deyi
Akşamdan telefon etmiş
Sabanan gelirim deyi
Görmedim ki gettiğini
Bana gahır ettiğini
Gelip Maraş’ın yolunda
Ecel bunu tuttuğunu
Yüce dağların dumanı
Getmez göynümün gümanı
Ben de bir yiğit yitirdim
Pancarlar söküm zamanı
Mezeri yıkıldı m’ola
Böcekler kırıldı m’ola
Kara kaşta deste kekil
Çürüyüp döküldü m’ola
Mezere geldim de tutmuyor dizim
Bakıyor amma görmüyor gözüm
Uzattım elimi tutmadı gözüm
Mezer beni kül eyledi neyleyim
Şo dağlar başını açtı
Gene aklıma neler düştü
Uyansana oğlum uyan
Anan yolarına şaştı
Aldaş’ın da önü höyük
Höyükte yayılan geyik
Ölenler de çocuk olsa
Boz dudakta kara bıyık
Geldi bayram geçti bayram
Yaralarım deşti bayram
İki oğlan iki gelin
Bana zehir saçtı Mevlâ’m
Bulamadım ben suçumu
Ahrete saldım göçünü
Bayramda da gelmediniz
Yaktınız benim içimi
Kapımızın önü kiraz
Eğdirdim de aldım biraz.
Bunu söyleyen kim derse
Bökelerin Güccük Iraz

