
Ayı Hüso’nun oğlu Kürt Ali, Çöllüler’den Töme ‘nin Ellez adıyla bilinen İlyas GÜLDEN’in kapısında çoban olarak çalışmaktadır. Bir gece şeytana uyar, eşkıya Mustukel’in oğlu Hüseyin ile işbirliği yaparak ağası İlyas’ın evini soyarlar. Gökyüzü açık tan yıldızı sayılmaktadır. Ellez uyanır. Merdivenden hızla inen iki karartı görür. Alaca karanlıkta arkalarına düşer. Ancak silahsızdır.Yalın ayak , elli metre hırsızları yakalar tüfeğini alır.Her ikisini de tanımıştır.Fakat kapısındaki çoban Kürt Ali, tanınmış olmanın korkusuyla Ellez’in bir anlık gafletinden faydalanıp, mavzerindeki bütün kurşunları onun üzerine boşaltır.Babayiğit ve korkusuz bir adam olan Ellez dutun dibine yığılır.Çoban ve eşkıya kaçarlar. Köylüler silah sesine uyandıklarında dutun dibinde İlyas’ın kanlar içinde yatan cesediyle karşılaşırlar. Bugün orası “Ellezin düşeği” olarak anılır. Teyzesinin kızı Nazlı ÖZDEMİR, cesur; fakat ihtiyatsızlığının kurbanı olan İlyas için aşağıdaki ağıdı yakar.
Cip geliyor hızıyınan
Üstü yeşil beziyinen
Kınaman gomşular beni
Gelin galdı guzuyunan
Cip geldi tuta dayandı
Tekeri gana boyandı
Ellez vuruldu deyince
Millet uykudan uyandı
Ümmü ağlar, Veysel ağlar
Gene dumanlandı daplar
Ellez’i düşman çevirmiş
Yetişin Hösünkaler
Iraktan geldim, ıraktan
Soluğumu dutamıyom
Dezemoğlunu vurmuşlar
Düşmanımı bilemiyom
Tutun dibindedir düşek
Gannarınan dolmuş guşak
Düşman Ellez’i çevirmiş
Toplanın emmisi, uşak
Düşeğine “tut” diyorlar
Toprağına “kıt” diyorlar
Arlanıyom dezemoğlu
Düşmanıma Kürt diyorlar
Gurban olam cekete
Ceketten getmiyor koku
Gınamayın eller beni
Babam verik çoban hakkı
Bağına da vardıydım
Işkın sürmüş gulıcınan
Şimdi dezemoğlu gelir
Yedi türlü ilacınan
Düşeğine vardıydım
Çiçek bitmiş ucu ganlı
Anam olsa deli bozum
Başucunda çalar nenni
Gurbetten geldim gurbetten
Çıktım dizleyi dizleyi
Anam dizinde böyüttü
Saçın düzleyi düzleyi
Geldiniz mi, geldiniz mi
Ağlayıp da gördünüz mü
Hırsızın silahın almış
Böyle yiğit gördünüz mü
Galem gaşının garası
Yırak mı tutun orası
Kalk gelin oraya gedek
Çok mu yiğidin yarası
Sabahınan kalktıydım
Göğ(k)de sayılırken
Dan yıldızı sayılırken
Dezemoğlu yaralanmış
Cesaretli dezemoğlu
Tutların dalından dutar
Çıkma gelin gadan alam
Kaynı olan nikâh atar
Bir güççük oda yapmış
İçine vurmamış suvak
Gâvur imiş, gâvur düşman
Daha Menders’in ufak
Camız almış koşamamış
Yiğit olmuş yaşamamış
Minnet eylen Hössünkali
Ellez bunu başamamış
Ellez dayrede oturur
Alame akıl yetirir
Saba sana derim gurban
Gelinin eller götürür
Çağırın da Çöllü gelsin
Gönlümün gamını alsın
Subaşında yiğit olur
Onun emmileri gelsin
(Bir zaman sonra babası söyler)
Dağın garı erimeden
Köyün göçü yörümeden
Hayfını aldım oğlum
Gulaç golun çürümeden
Nazlı ÖZDEMİR

