
XIX- Hasret Konulu Ağıtlar
Büyüktatlar Kasabası bölge itibariyle iş imkânlarının kısıtlı olduğu bir yerdir. Burada yetişen gençler genellikle farklı merkezlere çalışmaya giderler ve böylelikle memleketlerinden uzakta yaşarlar. Seksen beş yaşında olan ve tek başına yaşamını sürdüren Fatma’nın evlat aşkı her geçen gün daha da kendini hissettirmeye başlamış ve bu duruma çok üzülmüştür. Bunun üzerine yaşlı Fatma Teyze altı aydır görmediği evlatlarının hasretini şöyle anlatır:
Yol üstünde gara çalı
Dalını gırasım geldi
Gelinsene guzularım
Vallahi göresim geldi
Kapınızın önü yonca
Gır atımın beli ince
Galdırmayın cenazemi
Oğlum gızım gelmeyince
Kapınızın önü gavak
Dalın dökük ufak ufak
Gelinde beni yollan
Geydiğimde gara duvak
Çatalgaya ardındayım
Çölloların yurdundayım
Gelinde beni yollan
Ölümün döşşandeyim
Taksi gelir döne döne
Ben tükendim yana yana
Size geremez mi? Ana
Aha göçüp gediciyim
Sarı taksiler geliyor
Ciğerlerimi deliyor
Dış gapı da açıldı mı
Hatça, Mehmet mi geliyor
Koca Hurman’ın bıcağa
Yeni gövermiş göcağa
A itte gelin bacım var
Bebek görmemiş gucağa
Kapısının önü bahçe
Gonar bülbül kakar serçe
Aha bende gediciyim
Kefenimi eyler bohça
Kapının duvar sekisi
Geldi guzumun kokusu
Biri dağal getti hepsi
Hangine yanıyım gurban
Yeter gurban garı yeter
Ard arda da dertler yeter
Daş başında bayguş öter
Hüvede kimsem de yok
Kele garı, kele garı
Derdin de derdimin yarı
Bal çiçane gonar arı
Bu arıda bal olmaz mı
Aha geldim gapınıza
Bir daş godum yapınıza
Canımı kurban ederim
Guzularım hepinize
Bir gümanım; Gölbaşı’nın gölünde
Bir gümanım; Sırıklı’nın elinde
İki gözüm İstanbul’un yolunda
Gözledim guzular hiç gelmediniz

