Teketek Haber

ONLİNE EĞİTİMLE İMTİHAN BAŞLIYOR

Koronavirüs salgını hayatı durma noktasına getirdi, birçok ülke uzaktan eğitimi gündemine alarak test etmeye başladı. Peki bu işler ‘uzaktan’ nasıl olacak, Türkiye online eğitim modelini uygulamaya hazır mı? İşte konuyla ilgili detaylar…

ONLİNE EĞİTİMLE İMTİHAN BAŞLIYOR
16 Mart 2020 - 10:01

Öncelikle mevcut durumdan bahsedelim. Malum, söz konusu dünyanın tamamını etkisi altına alan ve Dünya Sağlık Örgütü’nün tanımıyla “daha önce karşılaşılmamış yapıda’’ bir virüs olunca, hepimiz haklı olarak panik yaptık. Ülkemizde tespit edilen ilk vakalardan sonra da Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere, devletin birçok yetkili birimince yapılan açıklamalarda vatandaşlara önümüzdeki 3 haftanın çok kritik olduğu, herkesin kişisel önlemini alması gerektiği anlatıldı. Yani aslında sivil bir karantina durumu da söz konusu diyebiliriz. Resmi önlemler şimdilik eğitim kurumlarının tatil edilmesi ve yurt içi ve yurt dışı uçuşların kısıtlanmasıyla sınırlı. Ama önümüzdeki günlerde neler olacağını kestirmek çok güç. Bu sebeple en olumsuz senaryoları düşünüp hazırlıklı olmamız gerekiyor.

Günümüzün teknolojik imkanları uzaktan eğitime elverişli

Uzaktan, online / dijital eğitim konusunu ele alacak olursak; günümüzün teknolojik imkanları sayesinde, yüz yüze gerçekleştirebildiğimiz neredeyse her konudaki eğitimi, niteliğinden ve verimliliğinden ödün vermeden, hatta daha verimli şekilde, online olarak gerçekleştirmek mümkün. Bu konuda kullanılabilecek sayısız dijital araç ve platform mevcut. Dolayısıyla online ya da dijital öğrenme, ikinci kalite ya da niteliği daha düşük bir eğitim formatı değil. Normal şartlarda B planı olarak görülse de aslında bu eğitim formunu yeni bir sistemin test aşaması olarak da düşünebiliriz.

Eğitimi online’a transfer etmeye değil, yeni bir sistem inşa etmeye ihtiyacımız var

Yanılgılar üzerinden ilerlersek; yüz yüze eğitimi online platformlara taşımak, aslında eğitimi olduğu haliyle doğrudan online’a transfer etmek değildir, yeniden tasarım ve sistem inşa etme sürecidir. Çünkü dinamikleri ve pedagojisi çok farklıdır. Bu sebeple, konuyla ilgili bilgi ve tecrübesi olan kişilerden mutlaka fikir alınmalıdır. Özellikle geleneksel “milli eğitim’’ formatı üzerinden ilerlenecekse, entegrasyon sürecinde eğitim teknologları mutlaka sürece dahil edilmelidir. Süreç doğru adımlarla ve uygulamalarla yönetilebilirse, online eğitim sosyal ve akademik öğrenmeye yer açan, aktif, motive edici ve yeni dünya dinamikleri dahilinde bireylere, kurumlara zaman kazandırabilecek bir eğitim formatıdır.

Ülkemizin uzaktan eğitimle imtihanı başlıyor

Gelelim bizdeki mevcut duruma. Tamam, şöyle olsun, böyle yapılsın diyoruz; ama önümüzdeki birkaç hafta içinde bütün bir sistemi komple değiştirmek çok da mümkün değil elbette. Peki ne olacak? İşte bu sorunun cevabını da geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk verdi. Bakanın açıklamalarına göre, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) Koronavirüs ile mücadele sürecinde önemli bir rol üstlenerek, okullardaki ders ortamını evlere taşıyacak ve öğrencilere uzaktan eğitim verilmesini sağlayacak. (“Kardeşim, her evde sınırsız internet yok, nasıl olacak bu iş’’ diyenler için de bu ağa erişimde kullanılacak 3 GB internet de hediye edilecekmiş. Süreç boyunca yetecek kadar yani.) Ayrıca, TRT de sürece dahil edilecek ve televizyon ekranlarından gerekli telafi eğitimlerinin verilmesi sağlanacak. Öğretim kademelerine göre hangi araç, internet mi, televizyon mu, diğer kanallar mı, tam gün mü, yarım gün mü, 24 saat mi, senkron mu, asenkron mu olacak; her detay çok yakında vatandaşlarla paylaşılacak. Biz de gelişmeleri merakla takip edeceğiz.